VALİ KEREM AL VE EŞİ BEYHAN AL HANIMEFENDİ, HUZUREVİ SAKİNLERİ İLE İFTARDA BİR ARAYA GELDİ

 

OVB_0377 Osmaniye’nin sevilen Valisi  Kerem Al, mübarek Ramazan ayında Huzurevi sakinleri ile iftarda buluşmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, büyüklerimize sağlıklı ve mutlu bir yaşam temenni etti. Vali Kerem Al ve eşi Beyhan Al Hanımefendi Huzurevi sakinlerine gül verdiler.

 

Vali Kerem Al ve eşi Beyhan Al Hanımefendi, Özden Huzurevi sakinleri ile iftarda bir araya geldi. Özden Huzurevi bahçesinde düzenlenen iftar programına kamu kurum ve kuruluşları il müdürleri de katıldı.

İftar yemeği öncesinde Huzurevi İmam-Hatibi Yunus Emre Deveci Kuran-ı Kerim okudu. Daha sonra okunan ezan ile birlikte oruçlar açıldı.

Program boyunca Vali Kerem Al ve eşi Beyhan Al Hanımefendi, Huzurevi sakinleri ile yakından ilgilenerek, sohbet ettiler. Vali Al, mübarek Ramazan ayında Huzurevi sakinleri ile iftarda buluşmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, büyüklerimize sağlıklı ve mutlu bir yaşam temenni etti. Vali Kerem Al ve eşi Beyhan Al Hanımefendi Huzurevi sakinlerine gül verdiler.

Huzurevi sakinleri ise Vali Al ve eşi Beyhan Al Hanımefendi’ye kendilerini ziyaret ettikleri ve iftar sofralarını paylaştıkları için teşekkür ettiler.

Programın devamında Çukurova Halk Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği (ÇUHADER) Türk Halk Müziği Korosu mini bir konser verdi.

RAMAZANDA İFTAR VERMENİN SEVABI

Ramazanda iftar vermek çok sevabdır. Yolda giderken bir oruçluya bir hurma veya bir zeytin verilse de iftar verme sevabına kavuşulur. Peygamber efendimiz, (Bir kimse, bu ayda bir oruçluya iftar verirse günahları affolur. O oruçlunun sevabı kadar ona sevab verilir) buyurunca, Eshab-ı kiramdan bazıları, bir oruçluyu iftar ettirecek kadar zengin olmadıklarını söylediler.

Onlara cevaben (Bir hurmayla iftar verene de, yalnız suyla oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevab verilir) buyurdu. (Beyhekî)

Yine bir hadis-i şerifte, (Ramazanda bir misafire oruç açtırana Sırat köprüsünü geçmek kolaylaşır) buyuruldu. (V. Necat)

 

Zeyd ibni Halid el-Cüheni Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:

Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez.
(Tirmizî, Savm: 82; İbni Mâce, Sıyam: 40)
Ramazan ayının girmesiyle iftar ziyafetleri, iftar davetleri daha da artar. Dostlarımızı, yakınlarımızı iftara davet ettiğimiz gibi, biz de onların davetine gideriz, birlikte iftar ederiz. Bu güzel âdet, hem insanların birbirlerine yaklaşmalarını sağlar, hem de yardımlaşma ve cömertlik duygularını canlandırır.

Ancak davet deyince, hemen akla sofranın çeşitli ve mükellef olması gelir. Bu yanlış düşünceye kapılarak dostlarımızı davet edeceğimiz zaman imkânlarımızı zorladığımız, bütçemizi aşan masraflara girdiğimiz olur.

Malî durumu iyi olanlar için bu mümkündür, ancak olmayanlar için aynı husus uygun olmaz. Çünkü böyle bir hazırlık her zaman devam etmeyeceği gibi, farz olan dost ve akraba ziyaretlerine de engel teşkil eder.

Hadis-i şerif oruçluya yemek yedirmeyi teşvik ederken, başka bir hadisten öğrendiğimize göre Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem bir yudum su, bir içim süt veya bir tek hurma ile de olsa iftar verilebileceğini ifade ediyor.

Böylece israfa, bol harcamaya gitmeden, pekala, iftar verilebilir. İnsanın imkanı ne kadarını kaldırabiliyorsa, ona göre bir hazırlık yapar, ikram eder. Hadiste Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem bunun en alt sınırını bildirerek az bir şey ikram etmekle de aynı sevabın elde edilebileceğini işaret buyuruyor.

Bundan dolayı, “İftar sofrasını hazırlamaya imkanım yok” diyerek dost ve akraba ziyaretlerini, Ramazan içinde iftar verip manevî mükâfatını elde etmeyi ihmal etmediğimiz zaman, çok şeyler kazandığımız gibi, güzel bir sünneti de işlemiş oluruz.

Bir kardeşimizin iftar davetine gidip, yiyip içtikten sonra ona dua etmek de bir sünnettir.

Nitekim Abdullah ibni Zübeyr Radiyallâhu Anhın anlattığına göre, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, Sa’d ibni Muaz Radiyallâhu Anhın evinde iftar yapmış ve onlara şöyle dua etmişti:

Eftara indekümü’s-sâimûne ve ekele taâmekümü’l-ebrâru ve sallet aleykümü’l-melâike. (Yanınızda hep oruçlular iftar etsin. Yemeğinizi iyi insanlar yesin. Melekler de size dua ve istiğfarda bulunsun.)” (Müsned, 3:138)
RAMAZAN’DA İFTAR VERENE MELEKLERİN DUASI

Ebu’ş-Şeyh, İbni Hıbban’ın bir rivayetinde Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

Ramazan ayında kim helal kazancından bir oruçluyu iftar ettirirse, Ramazan’ın bütün gecelerinde melekler ona dua eder ve Kadir Gecesinde Cebrail Aleyhisselâm onunla musafaha eder (tokalaşır). Cebrail Aleyhisselâm kiminle musafaha ederse, onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır.

HASAN KILIÇ