VALİ COŞKUN’DAN KORE GAZİLERİMİZE ZİYARET

5Valimiz Ömer Faruk Coşkun, Garnizon Komutanı Topçu Albay Ahmet Serdar Gül ile birlikte Kore Gazilerimiz Hasan Ala, Hasan Var ve Halil Kın’ı evlerinde ziyaret etti. Ziyarette Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Hamit Coşkun da yer aldı.

Gazilerimiz ve aileleri ile bir süre sohbet eden Vali Coşkun, gazilerimizin anılarını da dinledi.Ziyaret sonunda konuşan Vali Coşkun “Bugün Kore gazilerimizi ziyaret etmek, hatırlarını sormak ve bir sıkıntıları ya da ihtiyaçları olup olmadığını öğrenmek istedik. Onları sık sık ziyaret etmeye ve yanlarında olduğumuzu hissettirmeye gayret ediyoruz. Şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz her zaman başımızın tacı. Kapımız, gönlümüz her zaman onlara açıktır” diye konuştu.

Vali Ömer Faruk Coşkun, ziyareti sırasında, çeşitli rahatsızlıkları olduğunu öğrendiği Kore Gazilerimize geçmiş olsun diyerek, “acil şifalar” diledi.

KORE SAVAŞININ SONUÇLARI

Kore’de savaşan Türk Tugayları, savaşın kaderini dört kez değiştirmiştir. Kunuri ve Kumyangjang-ni Muharebeleri ile yenilmez diye nitelenen K.Çin ordularını yenerek BM kuvvetlerini büyük bir hezimetten kurtarmış ve BM ordularının Kore’yi terk etme düşüncesinden vazgeçmesini sağlamıştır. Taegyewovni (Seul) savunması ile başkent Seul’ün düşman eline geçmesine mani olmuş, Vegas Muharebesi ile de ateş-kes anlaşmasının yapılmasını sağlamıştır.

1950-1953 yılları arasında meydana gelen Kore Savaşı’na 1,2,3 ve 4’üncü Türk Tugayları katılmıştır. Savaşa fiilen katılan Türk askerinin sayısı 21.212’dir. Kore Savaşı’nda 724 askerimiz şehit olmuş 2147’si yaralanmıştır. 234 askerimiz esir düşmüş. 166 askerimiz ise kayıp olmuştur (Kore’de şehit olan askerlerimizin isimleri Ankara’daki Kore Anıtı’nda yer almaktadır). 25 Eylül 1950-27 Temmuz 1953 tarihleri arasında meydana gelen Kore Savaşı’na katılan askerlerimiz “GAZİ” unvanı ile onurlandırılmışlardır.

Çinliler esir kamplarında esirlere her türlü yalan, şaşırtma, korkutma ve işkence metotları uygulayarak beyin yıkama faaliyetleri sürdürmüşlerdir. Bu faaliyetlerden BM askerleri içinde sadece Türk esirleri etkilenmemiştir. Esir kamplarındaki olumsuz her türlü şartlara en iyi dayanan Türkler olmuştu. Kötü yaşam koşulları, disiplin zafiyeti ve zorluklarla baş edememe gibi nedenlerle esir kampı yaşamına ayak uyduramayan birçok BM askeri hayatını kaybetmiştir. Buna karşılık, esir kamplarında hayatını kaybeden Türk askeri yoktur. Türk askerleri esir kamplarında dirençlerini ve askeri disiplini her zaman muhafaza ettiler, emir ve komuta zincirini bozmadılar. Türk askerleri esir kamplarında 24 saat birbirlerine destek oldular, kamp yaşamına topluca katılarak hayatlarını idame ettiler. Yürüyemeyen arkadaşlarını sırtlarında taşıdılar, hasta olan, üşüyen arkadaşlarını vücutlarıyla ısıttılar.

Türk askeri, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da yaşattığı destanı Kore’de de göstermiştir. Emir komuta gereği uygulamak zorunda olduğu BM ordularının geri çekilme harekatlarını bir zül saymıştır. Ölmeye programlanmış Çin askerine muharebe meydanlarını dar etmiştir. Türk süngüsü Çinlilerin kabusu olmuştur.

Kore Savaşı, aynı zamanda canını hiçe sayan kahraman Türk askerleriyle de destanlaşmıştır. 22 Nisan 1951’de, Çin kuvvetlerince kuşatılan piyade bölüğünde görevli topçu ileri gözetleyici Üsteğmen Mehmet Günenç’ten şu telsiz mesajı alınmıştı. “Düşman bulunduğum tepeyi işgal etti. Çok şehit verdik. Telsizcimiz de şehit oldu. Koordinat veriyorum. Bataryalar ateş etsin”. Bunun üzerine topçu irtibat subayı da telsizle şu cevabı vermişti. “Verdiğiniz koordinatlar bulunduğunuz yerdir” Üsteğmen Günenç’in verdiği cevap ise şöyleydi: “Evet öyle, biz düşmana teslim olmak istemiyoruz, bizi onlara teslim etmeyin. Vasiyetimiz budur. Bizi ateşlerimizle şehit edin.” Üsteğmen Günenç’in bu vasiyeti yerine getirilmişti.

Türk Tugayı, savaş alanlarında anne ve babasını kaybeden, kimsesiz kalan Koreli çocukların eğitimleri için Seul-Suwan’da, Tugay karargahının bulunduğu yerde, Suwan’da “Ankara” adıyla yatılı bir ilkokul açmıştı. 750 civarında çocuğun eğitim gördüğü bu okul Tugay’ın Türkiye’ye dönmesiyle birlikte kapanmıştır.

Vatanı için canını esirgemeyen Türk askeri, dünya barışı ve mazlum ülkelerin özgürlüğü uğruna gerektiğinde hayatını dahi feda etmekten geri kalmamıştır.

Kore’de Türk askerleri:

* Türk Silahlı Kuvvetlerinin sağlam ve ileri ”Askerlik Kültürü”ne sahip olduğunu,

* Türk ordusunun “Kahramanlık Geleneği”nin ve “Savaşçı Niteliği”nin devam ettirdiğini,

* Birlik ve birey olarak üst düzeyde olduklarını ortaya koymuştur.

Türk askeri savaş sona erdikten sonra da bir müddet Kore’de kalmaya devam etmiştir. Savaştan sonra Kore’ye 6 Tugay daha gönderilmiş. Son Tugay, 1961 yılında Türkiye’ye geri dönmüş, yerine bölük seviyesinde birlik bırakılmıştır. 1965–1971 yılları arasında ise manga seviyesinde bir şeref kıtası Tokyo’da Türk Silahlı Kuvvetleri’ni temsil etmiştir.

1950-1971 yılları arasında, savaş dahil hayatını kaybeden Türk askeri sayısı 964’dür.(şehit:724, gaiben şehit:166, muharebe dışı hayatını kaybedenler:74)

Kore Savaşı, Türk ve G.Kore halkı arasında sarsılmaz bir kardeşlik bağı oluşturmuştur. 2002 Dünya Futbol müsabakalarında bu kardeş halkın Türk takımına ilgisi takdire şayandır.

Kore Savaşı’nın sonuçları

Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyaya açılımı, 1950 yılında Uzak Doğu’da, Kore Savaşı’na katılımı ile başlamıştır.

Kurtuluş Savaşı’ndan beri savaş alanlarına girmemiş olan Türk askeri, Kore Savaşı’nda destansı kahramanlık örnekleri vermiştir. Bu savaş, Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya alınmasında da çok önemli bir rol oynamıştır.

Türk ulusu, vatanı dışında da ciddiyetle savaşabilme azim ve kararlılığını göstererek dünyanın takdir ve itibarını kazanmıştır.

Ömer Ali TURUNÇ