GENÇLİK KAMPI 3. DÖNEMİ BAŞLADI

 

1 (8)Türkiye genelindeki 17 Gençlik Kampı’ndan biri olan Osmaniye Aslantaş Gençlik Kampı, 3’üncü dönem misafirlerini ağırlıyor.

Ülkenin 5 farklı bölgesinden ve 17 ayrı ilinden gelen 16-17 yaş erkek 214 kampçı, bir hafta boyunca kampta misafir edilecek. Gençlere bu süre zarfında milli manevi değerler, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler de sunulurken, kamp içi aktivitelerin yanı sıra kampçılar Osmaniye ve Gaziantep gezileri ile de bu illerin tarihi ve kültürel yerlerini gezme fırsatı bulacak.

3’üncü dönem kamp açılış programında konuşan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ökkeş Demir, katılımcılara hayırlı ve amacına uygun bir kamp temennisinde bulundu. Demir, bu kampların birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimini kuvvetlendireceğini, farklı bölgelerden ve illerden gelen gençlerin hem birbirlerinin kültürlerini tanıma hem de Osmaniye’nin tanıtılmasında önemli olduğunu söyledi.

KAMP YAPMANIN FAYDALARI

Tahmin edebileceğiniz gibi stresten şehirden uzaklaşmış olacaksınız. He derseniz ki ben zaten pek etkilenmiyorum evimde takılıyorum. Kesinlikle yanılıyorsunuz. Bir yere varmak için mutlaka trafiğe giriyorsunuz. Bu stresten, bu kargaşa ve kalabalıktan uzaklaşıp gerçek şeyler görmek size iyi gelecektir. Yeşili ve maviyi yakından hissedin, kokuyu iliklerinize kadar çekin. Doğada herhangi bir stres yaşayabilecek durumunuz yok. Doğa asla size stres yaşatmaz.

Teknolojiden uzaklaşamam ben telefonum bilgisayarım olmadan yapmam’ deseniz bile yalnızca bir gün bu deneyimi yaşamalısınız. Bir gün şu akıllı telefonlardan ekranlardan uzaklaşın.Yapay ışıklardan kurtulun ve bu ışıkların uyku düzeninizi etkilemesine izin vermeyin. Saat kavramınızı yitirin kendinizi doğaya bırakın.

 

Uykunun ne kadar önemli ve değerli olduğunu hepimiz biliyoruz. Peki kaliteli bir uyku uyuyor muyuz ? Şehrin içinde ? Hiç sanmıyorum. Doğada vücudumuz kendi biyolojik saatini kendi kurar. Şehirde ne kadar erken yatsanız bile uykunuzu alamıyorsunuz. Ancak büyüklerimiz hep der ya ‘Bizim köyde az uyusan da uykunu alıyorsun’ diye. İşte tam da öyle. Bırakın biyolojik saatiniz kendiliğinden harekete geçsin. Erken uyanmak hiç bu kadar huzur verici olmayacak. Bırakın kuş cıvıltıları, ağaç yapraklarının hışırtıları, belki bir nehrin sesi ya da denizdeki dalgaların sesi uyandırsın sizi.

Ağacı, çiçeği, böceği kim sevmez ki ? Ülkemizde adını bilmediğimiz hiç görmediğimiz endemik bitkiler var. Güzelliklerine bayılacaksınız. Şehirdeki grilikten kurtulup doğanın renklerine aşık olacaksınız. Sadece yeşilin insanlar üzerindeki etkisi bile büyüleyici.

Belki rahatlamak için meditasyon ya da yoga yapıyor olabilirsiniz. Bence en iyi terapi doğa. Sahilde yalınayak ya da ağaçların içinde yürümek bile ne kadar etkili olduğunu bilirsiniz. Kendiniz ve doğadan başka hiçbir şeyi düşünmeyip oturup sadece ve saatlerce dağları, ağaçları ya da denizi düşünün. Başka her düşünceden uzaklaşıp ruhunuzu rahatlatacağına eminim.

Balkonunuzda bulunan küçük bahçeniz bile size bir uğraş bir terapi gibi gelmiyor mu ? Dalından yediğimiz meyvenin ya da sebzenin tadı nasıl da güzel, kokusu nasıl da derin. Kamp yaptığınızda kesinlikle doğa bilinciniz artacak. Doğayla mücadele içinde değil doğaya uyum sağlamanız ve onu korumanız gerektiğini anlayacaksınız.

Ateşin insanlar üzerindeki etkisi o kadar ki geçmişte ona tapılmış. Kamp ateşi sahilde bile olsa bizi etkiliyor. Ateşi izlemek hatta uzun süre izlemek insanı hipnotize ediyor. Kendimden biliyorum. Eminim siz de hipnotize olacaksınız. Kafanızı boşaltıp sadece ateşi izleyeceksiniz. Soğuk havada ısının, ateşle uğraşın ve ateşin psikolojik etkilerini hissedin. Hele de bir gitar bir saz çalan varsa ooh deymeyin keyfinize.

Kamp yapmak insanlara ilham kaynağı olabiliyor. Başka herşeyden uzaklaşıp doğayla iç içe olan Beethoven ya da Van Gogh gibi sanatçılar bunu deneyimlemişler. Ve ilham kaynaklarını doğadan almışlar. Tüm diğer her şeyden uzaklaşıp sadece istediğiniz şeye odaklanmak size müthiş bir ilham kaynağı olacak.

Spor yapmaya zamanınız olmayabilir yada sporu sevmiyor olabilirsiniz. Ancak kamp için o koca çantayla çıkılan yol, kamp alanına varmak için yapılan yürüyüş ve ateş yakmak için toplanan odunlar tam bir egzersiz. Hem spor hem doğa ikisi bir arada. Bol oksijen ve bol yeşil size müthiş bir rahatlık verecek.

Kamp ateşinde yapılan yemekten daha önce hiç yemediyseniz kesinlikle deneyin. Yemek yapmayı bilmiyorsanız bile bir sucuk bir sosis ya da bir marşmelov alın elinize bir de dal, çubuğa geçirin yiyeceğinizi ve ateşte pişirin. Tadının ne kadar mükemmel olduğunu anlayacaksınız.

(Kaynak: Okan Kaya)

 

Ali Celal KAYMAK